Kaymak Gibi Sikilen Amlar!

Yağlamacı Hem Arabamı, Hem Beni Yağladı!

Webcammen met de geilste amateurs thuis!

Yağlamacı Hem Arabamı, Hem Beni Yağladı! (Selma 26 Y., Antalya / Türkiye)

Selam ‘Kaymak Gibi Sikilen Amlar’ Hikaye okuyucuları. Adım Selma. Oldukça bakımlı, çevresi tarafından fark edilen, 26 yaşında, eşinden boşanmış bir kadınım. Özel bir şirkette satış temsilcisi olarak çalışıyorum, işim gereği devamlı yollardayım. Size başımdan geçen güzel bir anıyı anlatmak istiyorum.

Antalyanın yayla ilçelerinden birinden geçerken, aracın yağ lambası yandı. Hemen aracı müsait bir yere park ettim ve motor kapağını açtım. Motorun heryerinden yağ akıtıyordu. Oradan tesadüfen geçen bir kamyoncu durdu. Kamyoncu orta yaşlı bir adamdı, “Bir problem mi var?” diye sordu ve motora baktı. Filitrenin patlamış olduğunu söyledi ve tanıdığı bir Yağlamacı usta olduğunu, filitrenin onda bulunacağını ekledi ve telefon numarasını verip gitti. Hemen dediği ustayı aradım. Problemi ve bulunduğum yeri tarif ettim. Benim olduğum yere yakın olduğunu söyledi ve “Hemen geliyorum.” dedi. 10-15 dakika sonra, beyaz eski bir araba yanımda durdu. İçinden esmer, 1.80-1.85 boylarında, 30-32 yaşlarında olduğunu tahmin ettiğim, oldukça yakışıklı bir adam çıktı...

“Merhaba, geçmiş olsun!” dedikten sonra arabanın motoruna yöneldi. Baktı, “Nasıl oldu bu?” dedi. Ben de, lambanın yandığını, sağa çekip durduğumu anlattım. “Tamam, dükkana gidip yağ ve filtre getirmemiz gerekiyor. Buyurun gidelim.” dedi. Aslında arabayı o dağ başında bırakmak istemiyordum, ama ustadan çok etkilenmiştim, bindim arabasına. Arabası dıştan hurda birşeye benziyordu, ama içine binince hiçte öyle olmadığını anladım. Arabada aklıma ‘Kaymak Gibi Sikilen Amlar’ sitesinde okuduğum hikayeler geldi, kendi kendimi tahrik etmeye başlamıştım. Neyse, dükkanına gittik ve gerekli malzemeleri aldık ve tekrar arabanın yanına döndük. Filitreyi değiştirdi, yağ koydu ve arabayı çalıştırdı. “Tamam, yapıldı. Başka bir ihtiyacınız var mı?” dedi. Arabanın yapıldığına çok sevinmiştim, ama benim içimden farklı şeyler geçiyordu, “Evlimisin?” diye sordum. “Evet evliyim, niye sordunuz?” dedi. “Hiç, merak ettim sadece!” dedim. Bu sefer o bana, “Siz evlimisiniz?” diye sordu. Boşandığımı söyledim, gülümsedi. “Niye sırıttın öyle?” dedim.

“Sizin karnınız aç mı, ben acıktım, size bir balık ikram edebilirim, buraların Alabalığı meşhurdur...” dedi. Pek aç olmamama rağmen, “Evet açım.” dedim. “Hadi bırakın arabayı sizi götüreyim.” deyince, ben, “İyi ama evde karın beklemez mi seni?” diye sordum. O da, “Eşim geçen hafta Antalyaya annesinin yanına gitti, iki ay orda kalacak.” dedi. Bu cevap üzerine ben içimden (Tamam, birşeyler olacak!) dedim ve bindik arabasına. “Uzak mı gideceğimiz yer?” dedim. “Çok acıktınız galiba?” dedi. “Evet.” dedim. “Ben sizi doyuracağım, sabredin biraz!” dedi. Arabanın torpidosuna takıldı gözüm, hafif aralıydı. Kapağı açtım, bir şişe Viski duruyordu, altında CD’ler ve bir kutu Prezervatif vardı. Balıkçıya geldik, girişte Alabalık Çiftliği yazıyordu, ama küçük bir evden bozma bir yerdi, yanından dere geçiyordu. Hemen balıkları söyledik. Bu arada konuşuyorduk. Ben de bir yandan konuşup, bir yandan da kendimi nasıl siktirsem diye düşünüyordum...

Balıklarla salata geldi. Garson, “Birşeyler içermisiniz?” diye sordu. Ben Cola söyledim, O da bir duble Rakı söyledi. Bana, “Siz alkol almıyormusunuz?” diye sordu. Ben, “Hayır, şuan istemiyorum.” dedim. “Bir duble için, rahatlarsınız.” dedi. “Tamam, seni kırmayayım!” dedim ve ben de Rakı söyledim. Uzatmayayım, balıklarımızı yedik, Rakılarımızı içtik ve oradan çıktık. Bana, “Gel sana evimi gezdireyeyim!” dedi. “İyi, hadi bakalım...” dedim. Beni güzel bir eve götürdü. Kapıdan içeri girdik, içerisi de çok güzeldi. Odaların hepsini gezdik, en son yatak odası kalmıştı, bunu fark ettim. Bu arada sanki on yıllık arkadaş gibi davranıyorduk birbirimize. En son oda yatak odasıydı. Yatak odasına girdik. Makyaj masasının üstündeki aynaya bakıp saçlarımı düzeltirken, kulağımdan küpemin birtanesi yere düştü. Benden önce davranarak küpemi yerden aldı ve “İstersen ben takayım küpeni?” dedi.

“Tamam tak!” dedim. Küpeyi taktı ve birden kulak mememi öpmeye başladı. Ben de böyle bir hareket bekliyordum, hemen karşılık verdim, zaten baştan çıkmıştım iyice. Çok güzel öpüşüyordu, dili ağzımın içinde geziniyordu. Üstümdekileri bir çırpıda çıkardı. Sonra ben de onu soymaya başladım. Soyarken elimi kilodunun içine soktum, yarağı dimdik olmuştu. Hemde kocamandı, içim ürpermişti, o yarağı içime almak istiyordum. Kilodonu çıkardım ve yarağını ağzıma aldım, yaladım. Sonra beni yatağa yatırdı ve amımın etrafını yalamaya başladı. Sonra yalamayı bıraktı ve o kocaman yarağını amıma dayadı. Yavaş yavaş, sürttüre sürttüre amıma soktu. Yarağı çok büyüktü, hem acı çekiyordum, hemde çok zevk alıyordum. Sonra gelip gitmeye başladı. O kadar hızlı gidip geliyordu ki, amımın şeklini değiştirdi. Ben boşalmıştım, ama onun hiç boşalma gibi niyeti yoktu. Arada bir pozisyon değiştirerek sikişiyorduk. Pozisyon değiştirirken bile o kazık gibi yarağını amımdan çıkarmıyordu. Ben yine boşaldım. İlk defa hayatımda amım köpürmüştü...

Nihayet gidip gelmeleri iyice hızlanmıştı, “İçine boşalabilirmiyim?” diye sordu. Ben de, “Gel aşkımmm!” diye bağırarak bir daha boşaldım. Ardından da O öyle bir boşaldı ki, titreyerek ve bağırarak. Sanki spermleri hiç bitmeyecek sandım. Boşalması bitince üstüme yığıldı kaldı. Hareketsiz bir iki dakika durduktan sonra kendisine teşekkür ettim, öptüm ve kalkıyordum. “Nereye gidiyorsun?” dedi. Banyoyu sordum, temizlenip gideceğimi söyledim. “Sen doydun mu? Ben daha açım!” dedi ve beni kendine doğru çekti. Yine öpüşmeye başladık, dudaklarımı yiyordu sanki. Elimi sikine attım, daha dimdik duruyordu, sanki hiç boşalmamış gibi sertti. Yarağını ağzıma verdi. Bir iki dakika yalattıktan sonra beni domalltı. Götümün deliği ile ilgilenmeye başlayınca, götümü sikmek istediğini anladım ve ‘Daha önce hiç arkadan yaptırmadığımı, yavaş ve dikkatli olmasını’ söyledim. “Tamam, merak etme...” diyerek, yarağını göt deliğime dayadı. İlkin götüme sokamadı, fakat uğraşırken en sonunda girdi. Çok canım yanıyordu. Öyle çığlıklar atıyordum ki, eliyle ağzımı kapadı...

Sikinin tamamı götüme girdikten sonra pompalamaya başladı. Gittikçe hızlanıyordu. 15-20 dakika kadar götümü siktikten sonra, artık götten sikilmeye alışmıştım ve ben de zevk alıyordum. Daha sonra götümün içine boşaldı. O gün beni defalarca sikti. Dinlenip dinlenip sikişiyorduk. En sonunda ikimizin de işi bitince, beraber duş aldık. (Duşun altında yarağı tekrar kalkacak diye korkuyordum). Kurulandık, giyindik ve evinden çıktık. Beni arabamın yanına bıraktı ve bana teşekkür etti. Ben de ona teşekkür edip, arabamı çalıştırdım ve ordan uzaklaştım. Çok bitkindim, eve varıp yatmaktan başka bir düşüncem yoktu. Yorgunluktan, nerdeyse araba kullanamayacak haldeydim. Eve varınca direk kendimi yatağa attım. Sabaha kadar deliksiz uyumuşum. Uyandığımda mutluluktan ayaklarım yere basmıyordu. İşyerindeki arkadaşım Aysun da, “Sende bir değişiklik var!” deyip sıkıştırınca, ben de dayanamadım anlattım. Hemen yağcının adresini ve telefon numarasını istedi. “Kusura bakma, veremem!” dedim. Fakat Aysunla anlaştık, bir dahaki sefere birlikte gidip kendimizi siktireceğiz...

[Selma]


Seks Hikayeni Yolla! « Seks Hikayeleri Anasayfa!

18+ YASAL UYARI:
Kaymak Gibi Sikilen Amlar sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir. 18 yaşından küçük iseniz
ve bulunduğunuz ülkede Erotik Seks Hikayesi okumak kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
Copyright © All rights Reserved - The Netherlands / Hollanda
Contact / iletişim E-Mail: