Ev Arkadaşımın Türbanlı Annesi! (8)

Ev Arkadaşımın Türbanlı Annesi! (8) (Burak 24 Y., İstanbul)

Onca zaman kız arkadaşımı amından sikmek istemiştim ama ısrarla vermemişti. Şimdi ise Meryem amını sunarken ben onu götünden sikmek istiyordum. "Götünden daha önce hiç sikiştin mi?" diye sordum. Soru ve soruş şeklim Meryem'in suratını kıpkırmızı yaptı. "Yok!" dedi başını hafifçe yukarı kaldırıp. "Her şeyin bir ilki vardır!" dedim gülümseyerek, ama bu anda Meryem'in gülümseyecek hali yoktu.

Kalkıp yanına oturdum. Elimi omzuna atıp yanağından öptüm. Birkaç kısa öpücüğün ardından boynunu öpmeye başladım. Ancak Meryem, "Burada olmaz!" deyince, "Tamam, içeri gidelim!" dedim ve elinden tutup kaldırdım. Birlikte odama geçtik.

Üzerimde sadece külotum vardı, hemen çıkarıp yatağa uzandım. Meryem ise uzun siyah eteğini ve kareli mavi gömleğini çıkardı. Beyaz pamuklu külotunu ve sutyenini de çıkarıp yanıma uzandı. Serhat gelmeden önceki gibiydik şimdi. Serhat'ın attığı dayağın izleri beyaz vücudunda hafif morluklar yapmıştı, ama öyle bir dayağa rağmen iyi sayılırdı. Yanaklarını, dudaklarını deli gibi öpmeye başladım. Sol elimle de memelerini avuçlayıp sıkıyordum.

Meryem ilk baştaki tepkisiz, çekingen halini yavaş yavaş üstünden atmaya başladı. Önce sağ eli sırtımda gezinmeye başladı, daha sonra da öpmelerime karşılık verir oldu. Araladığı ağzına dilimi sokuyor, kanırtırcasına emiyordum dudaklarını. Meryem de deneyimini konuşturmaya başlamış dudaklarımı emiyordu. Dışarı çıkardığı dilini emdim, aynısını o yaptı daha sonra. Karşılıklı dillerimizi emiyor, dillerimizle sikişiyorduk. Meryem kıvama gelmişti, götünden sikilecek olmanın heyecanı ve korkusuna rağmen azgın ve istekliydi.

Memelerine yumuldum sonrasında. Meryem uzun saçlarımın arasına soktuğu eliyle çekiyordu onları. Meme başlarını yalayıp parlattım, etli uçlarını emdim, vakumladım. Bundan büyük bir haz duyuyordu. Memelerinin arasına yüzümü gömdüm, kokladım. Yarağım sertleşmişti çoktan, artık bir an önce götüne girmek istiyordum. Ancak Meryem biraz daha sabırlı olmamı istiyormuş gibi, "Ağzıma alayım mı?" deyince, "Al bakalım!" dedim ve dizlerimin üzerinde doğruldum.

Kalkık yarağımı sıvazlarken o da sol dirseği üzerinde doğruldu, yarağımı tuttu sağ eliyle ve ardından ağzına aldı. Dünkünün aksine iştahla ve şevkle yalıyor, somuruyordu yarağımı. Saçlarını çekiyor, memelerini avuçluyordum o saksoya devam ederken. Yarağımı kökünden tutmuş dibine kadar ağzına sokmaya çalışıyordu ama bu pozisyonda buna imkan yoktu. "Şöyle uzansana!" deyince sırtüstü uzandım. Meryem de dikilmiş yarağımı dört ayak üstüne domalmış halde aldı ağzına. Bu pozisyonda daha rahattı. Başını kaldırıp indirdikçe yarağım da ağzına girip çıkıyordu.

Gözleri üzerimdeyken dilini çıkarıp yarağımın kafasına dil darbeleri atıyor, ardından acelesi varmış gibi iştahla emiyordu. Bu arada şişmiş taşaklarımı da löp bir yumurtayı ağzına atar gibi alıyordu ağzına. Kırk yıllık fahişe gibi davranıyordu. Saksonun ardından memelerini yarağıma sürttü. Etli meme uçlarını yarağımın kafasına değdirdikçe içim gıdıklanıyordu. Ancak daha fazla ileri gitmesini istemediğim için, "Tamam, bu kadar yeter!" dedim ve doğruldum.

Meryem meraklı ve endişeli gözlerini üzerime dikmişti şimdi. "Sırt üstü uzanıp bacaklarını kaldıracaksın, öyle daha rahat olur!" dediğimde itiraz etmeden uzandı yatağa. Ancak, "Lastik tak!" deyince, "Tamam!" diyerek kalktım ve masanın çekmecesinden kondom kutusunu aldım. Bu arada zamanında kız arkadaşımı götünden rahatça sikmek için anal kayganlaştırıcı almıştım ve o da kondom kutusunun yanındaydı. İçinde kalmıştı biraz ama son kullanma tarihi geçmişti. Yine de işe yarardı. Kız arkadaşımın göt deliği çok dar olduğu için bunun çok yardımını görmüştüm.

Meryem elimdeki kutuyu görünce, "O ne?" diye sordu. Ne olduğunu söyleyince, "Dikkat et, canımı yakma!" dedi endişeyle. Kondomu yarağıma taktım, kayganlaştırıcıyı iyice çalkalayıp Meryem'in havaya kaldırdığı bacaklarıyla ortaya çıkan hafiften kıllı göt deliğininin etrafına sıktım. Sağ işaret parmağımla göt deliğine bastırıp jeli deliğinin içine sürdüm. Sonra da kondomun üzerine sıkıp yarağımı bununla sıvazladım.

Meryem korkulu bakışlarla yapacaklarımı bekliyordu. Dizlerinin arkasından tutup destek oldum ve bacaklarını biraz daha kaldırıp geriye attım. Göt deliği yarağımın hizasındaydı şimdi. Yarağımı yavaşça bastırmaya başladım götüne. İlk anda göt deliği yarağımı lastik gibi geriye itti. Sonra bir elimle tutup bastırdığımdaysa deliğin ağzı yavaşça açıldı, yarağımın kafası içine girmeye başlamıştı. Meryem bu anda, "Ihhh, ayyy!" diye bir inilti çıkardı ama canı yandığı için değil de korkudan yapmıştı bunu.

"Tamam, sakin ol!" dediğimde dudaklarını ısırdı. Yavaşça bastırmaya devam ettiğimde göt deliği gittikçe genişleyip yarağımı içine alıyordu. Meryem korkuyla, "Ayyy, ahhh, Burakkk çıkarrr, ayyy!" deyince, "Tamam, korkma, jel sürdüm, canın yanmaz!" dedim, ama Meryem için sözlerimin bir değeri yok gibiydi, o gene aynı sözleri tekrarladı.

Yarağımın kafası içine girmişken yavaş yavaş ileri geri hareketlerle sokup çıkarmaya ve göt deliğini daha da genişletip rahatlatmaya çalıştım bir süre. Meryem'in acı ile karışık inilti ve itirazları kaybolmaya başlamıştı bu sayede. Dizlerimin üzerinde biraz daha öne kaydım ve biraz daha sertçe yüklendim. Meryem'den, "Ahhh, ayyyyy, ıhhhh!" nidaları yükselirken götünde gidip gelmeye başladım. Göt deliği oldukça sıkıydı. Geniş amına tezat şekilde götü dardı ve bunun verdiği zevk de daha fazlaydı. "Götün çok sıkı, bakire amı gibi!" dedim aldığım keyifle, ama Meryem bunu duyacak halde değildi.

İleri geri hareketlerimi gittikçe hızlandırdım. Jelin oldukça faydası olmuştu, kondomlu yarağım kolayca girip çıkıyordu götüne. Meryem'in sıkı göt deliği yarağımı neredeyse yarısına kadarını alıyordu içine. Kalp atışlarım zirve noktasına ulaşmıştı. Bastırdıkça deliğin ağzı içe doğru çöküyor, yarağımı geri çektiğimdeyse dışarı doğru açılıyordu. Meryem'in yüzü kızarmış ve terlemişti. Acı dolu bir ifade vardı yüzünde, ağzını aralayıp inliyor, dudaklarını ısırıyordu durmadan.

Son bir gayretle daha da bastırıp yüklendiğimde yarağımın yarısından fazlası içine girdi. O an zevkten bayılacak gibi oldum, ama Meryem'in, "Buraaakkk çıkarrr, Allah aşkınaaa çıkarr, nolurrr, çıkarr!" sözleri küçük odamın duvarlarında patladı. İlk denemede onu korkutup daha fazla canını yakmak istemediğim için çıkardım yarağımı. Meryem'in göt deliği bozuk para gibi açılmış, ağzı kızarıp şişmişti.

Yarağım açıkta kalmıştı ama boşalmama daha vardı, o yüzden amına bastırdım. Yarağım dibine kadar amına girerken üzerine uzandım. Bu pozisyonda sikmeye başladım. Meryem'in acı iniltileri kaybolmuştu tamamen. Onun yerine kollarını sırtıma atarken bacaklarını da belime doladı. Var gücümle pompalıyordum amına. Acı iniltileri yerini zevkli seslere, küçük çığlıklara bırakmıştı. Altımızdaki tekli yataktan sesler geliyordu durmadan. Yaylı yatak bizi yukarı zıplatıyordu sanki.

Meryem kolları ve bacakları ile sarıp sarmalamıştı beni. Sırtımdaki elleri belimde geziniyordu, kulaklarımı emiyordu iştahla. "Ohhh sikk, ımmmm, sikkk, uhhhh, sikkkk, daha çokkkk, uhhh, sikkk, ımmmm, ohhhh!" sesleri istemsizce çıkıyordu ağzından. Bense aldığım bu tezahüratla daha güçlü pompalıyordum amına. Taşaklarım ve kasıklarım onun terli ve etli kasıklarına çarptıkça çıkan 'Şap şap şap!' sesleri odamın duvarlarında yankılanıyordu durmadan.

Ancak zevk dolu dakikaların sonuna gelmiştim artık. Bir anda deli gibi boşalmaya başladım. Kendimden geçmiş gibi bütün enerjimi Meryem'in amına akıttım. Yarağım amında olduğu halde bir süre bekledim, o halde birbirimize sarılı halde kaldık. Meryem boynumu, yanaklarımı öpüyordu.

Sonunda amından çıktım. Yarağımın üzeri dünkü gibi koyu, kirli beyaz bir sıvıya bulanmıştı. Meryem'in etli amının zevk sıvılarıydı bu. Meryem de tıpkı benim gibi zevk almıştı, halinden anlaşılıyordu. "Çok güzeldi!" dedi gülümseyerek. "İlk deneme için fena sayılmazsın!" dediğimde anlamamış gibi baktı. "Arkadan diyorum, ilk deneme için fena değilsin, birkaç kere daha yapınca daha da alışırsın!" dediğimde, "Ben iyiyim böyle, alışmak istemiyorum!" dedi. Yarağımdaki kondomu çıkarıp yerdeki külotumun üstüne attım.

Yanına uzanıp başımı memelerinin üzerine koydum. Bir süre o halde kaldık, ama boşalmanın rehaveti çöktü üstüme, uykum geldi. Meryem ise, "Ben banyo yapıyorum!" diyerek kalktı. Ancak kalkarken birden, "Ayyyy!" diye ufak bir çığlık kopardı. "İlk başta olur böyle ama sonra geçer, banyoda sıcak su tut!" dediğimde, "Sen nereden biliyorsun bunları?" diye sordu. "Kız arkadaşımı götünden sikiyordum, oradan biliyorum!" dediğimde sanki sözlerime inanmamış gibi baktı.

"Valla bak, götünden sikerdim onu. Amından isterdim ama vermezdi!" dediğimde, "Tövbe tövbe!" dedi utangaç bir gülümsemeyle ve başını sağa sola salladı. Meryem yerdeki kıyafetlerini aldı, odadan çıkıp kapıyı kapatırken ben de keyifli bir uykuya daldım...

Uyandığımda saat üç olmuştu. Evde derin bir sessizlik vardı. Yerdeki külotumla üstündeki kondom gitmişti, anlaşılan Meryem almıştı. Yeni bir külotla eşofmanlarımı giyip içeri geçtim. Meryem salonda yoktu, Cemil'in odasının kapısı da kapalıydı. Kapıya tıklattım birkaç kez ama içerden ses gelmeyince açtım. Meryem içeride de yoktu. Büyük bir merak kapladı içimi, nereye gitmişti acaba? Telefonunu aradım ama kapalı görünüyordu. O zaman beklemekten başka yapacak bir şeyim olmadığı için yeniden odama döndüm.

Bir saat kadar sonra kapının açılma sesi geldi. Bunu Cemil'le Meryem'in sesleri izledi. Meryem'in Cemil'in yanında ne işi vardı? Biraz sonraysa kapıma vuruldu. "Burak abi müsait misin?" diyen Cemil'di bu. Kalkıp kapıyı açtım. Cemil'in elinde bir poşet vardı. "Abi annemle dışarıda yemek yedik, annem sana da köfte aldı!" diyerek poşeti uzattı. "Hiç gerek yoktu, zahmet ettiniz!" dediğimde salondaki Meryem'in, "Ne zahmeti, afiyet olsun!" diyen keyifli sesini işittim.

Bir paket köfte, yanında piyaz ve ayran vardı, afiyetle yedim hepsini. İçeri geçtiğimde Meryem televizyon izliyordu, Cemil ise odasına geçip kapıyı kapamıştı. Meryem beni görünce sevinmiş gibi bir bakış attı önce, sonra da fısıltıyla, "Sen yatarken Cemil aradı, anne gel dışarıda yemek yiyelim diye, onun yanına gittim!" dedi. Sandalyeye oturdum, o ise çekyata yaslandı ve bacak bacak üstüne attı. Önü düğmeli mavi bir etekle uzun kollu beyaz bir gömlek vardı üzerinde. Başını ise büyükçe bir türbanla bağlamıştı sıkıca.

"Cemil'in yarın sınavı varmış, çalışması lazımmış, onun için girdi odaya!" dedi gülümseyerek. "E ne yaparsın, mecbur!" dedim öne doğru eğilip dirseklerimi dizlerime dayarken. Bu şekilde ona daha yakın olmuştum. Meryem de aynı şekilde eğildi öne doğru ve "Allah aşkına bir şey anlamasın, çok dikkat et, bana karşı davranışlarında, konuşmanda dikkatli ol, mesafeli davran!" deyince, "Tamam, biliyorum, sen merak etme!" dedim.

Bir süre sessizce televizyon izledikten sonra Meryem kalkıp Cemil'in yanına gitti. Bir dakika kadar sonra Cemil'in, "Anne git başımdan ya!" diyen sesi geldi ve Meryem odadan çıktı. O çıkarken odanın içerden kilitlendiğini duydum. Cemil annesinin içeri girmesini önlemek için kilitlemişti kapıyı.

Meryem, "Kitaplara defterlere dalmış, çok zormuş yarınki sınavı, İnşallah iyi geçer!" dedi ellerini dua edercesine açarak. Yeniden çekyata oturdu, bana yanına oturmamı işaret edince kalkıp geçtim. Meryem yeniden bacak bacak üstüne attı, gözlerini televizyona dikerken ben de sol elimi mavi eteğinin altına soktum. Elim dolgun bacaklarını kavrarken yarağım hareketlenmeye başladı. Elim bacakları üzerinde gidip gelirken o da bundan keyif aldığını belli ediyordu hareketleriyle. Ancak tehlikeli bir davranıştı bizimkisi. Cemil evdeyken daha ileri gidemezdik. Bu yüzden elimi tutarak, "Daha fazla ileri gitme, çocuk içerde!" dedi. Elimi çekip yeniden sandalyeye oturdum. Çadırı dikmiştim, Meryem de bunun farkına varınca gülümsedi.

Öne doğru eğildi ve fısıltıyla, "Korktuğum gibi değilmiş!" dedi. Ne demek istediğini anlayamadım. "Şey diyorum!" dedi eliyle arkasını göstererek. Götünden sikilmenin korktuğu kadar canını yakmadığını söylemek istediğini o zaman anladım. "Ama tuvaletimi yaparken biraz sızladı!" diye ilave etti. "Serhat'ın yapmasına niye izin vermiyordun?" diye sordum. "Onunki çok büyük, ama seninki o kadar değil!" dedi gülerek. Bu sözünden alınır gibi oldum ama Meryem elini dizime koyarak, "Sikin büyüğü makbuldür diye bir şey yok. Her şey kararında olursa güzel olur. Gereğinden büyük olunca kadının canı yanar zevk alamaz, ama olması gerektiği gibiyse kadın da zevk alır, korkmaz çünkü. Kendini erkeğine teslim eder!" dedi gülümseyerek.

Bu sözlerinden sonra, "Alışınca bırakmazsın o zaman!" dedim. Ancak Meryem bu sözümden hoşlanmamış gibi ciddi bir sesle, "Zevzeklik yapma!" dedi doğrulup. Sonra da ben yokmuşum gibi karşısındaki televizyona dikti gözlerini. Ben de daha fazla kalmak istemedim yanında. İçeri geçerken, "Yıkandın mı?" diye sordu yine fısıltılı bir sesle. "Ha, yok!" dediğimde, "Niye yıkanmıyorsun, yıkansana, cenabet halde dolaşma, çok günah!" dedi. "İyi tamam!" dedim, sonra da aklıma gelince, "Külotumu sen mi aldın?" diye sordum. Gülmemek için kendini zor tutarak, "Hep sen benimkini alacak değilsin ya, bir kere de ben seninkini alayım!" dedi. Tuvalete geçip banyo yaptım, sonra da odama girip yatağa uzandım. Biraz kitap okuyup biraz da telefonla oynadım, ama sonra uykum gelince erkenden yattım...

Gecenin bir vakti korkuyla uyanıp doğruldum. Önce ne olduğunu anlamaya çalıştım, rüya mı görüyordum yoksa gerçek mi? Bir iki saniye sonra Meryem'in titrek, fısıldayan sesini işittim. "Korkma, benim!" dedi. İçerisi zifiri karanlıktı, gözlerim alışıncaya kadar onu fark edemedim. Ama sonra kendime geldiğimde, "Ne arıyorsun burada?" diye sordum korkuyla.

"Cemil'e baktım, mışıl mışıl uyuyor!" dedikten sonra yanıma oturdu. "Ee, sen niye geldin?" dedim. "Yanında olmak istedim!" deyince, "Manyak mısın sen, oğlun yan odada yatıyor!" dedim karşılığında. "Korkma uyanmaz, bir daha yattı mı hayatta kalkmaz, küçüklüğünden beri öyledir!" dedi, ama ben, "Başımızı derde sokacaksın, git içeri!" dedim sinirle.

"İstersen sen git bak!" deyince, "Ya manyak mısın nesin, niye bakayım, git içeri, yarın yaparız!" dedim, ama Meryem, "Ben şimdi istiyorum!" dedi. Sıcak nefesi yüzümü yakıyordu. Bu arada elini eşofmanımın içine sokmaya çalışıp yarağımı tutmak isteyince, "Ya sen deli misin?" dedim tepkiyle. "Erkek değil misin sen, niye korkuyorsun?" dedi sinirli bir sesle. "Oğlun içerde diyorum, anlamıyor musun?" dedim, ancak Meryem, "Top atsan uyanmaz o, oğlumu bana mı öğreteceksin?" dedi yine.

O zaman daha fazla tepki göstermemin anlamsız olduğunu anladım. "Sessiz ol ama!" dedim ve ayağa kalkıp çabucak soyundum. Ne odanın lambasını ne de masa lambasını açabilirdim. O nedenle bu işi karanlıkta yapmamız gerekliydi. Meryem de üzerindekileri çıkardı, az sonra o da çırılçıplak kaldı.

Ayakta birbirimize sarıldık, karanlığa rağmen deli gibi öpüşmeye başladık. Meryem hiç tahmin etmediğim kadar azmıştı. Dudaklarımı deli gibi emiyordu. Sol eliyle enseme bastırırken sağ eliyle de yarağımı okşuyordu. Ben de sağ elimle götünü avuçlamış sol elimle de memelerini sıkıyordum. Yarağım kazık gibi olmuştu Meryem'in okşamaları sayesinde. Dilimi ağzının içine soktuğumda koparmak istiyormuş gibi emdi, vakumladı. Beni nefessiz bırakmaya çalışıyordu sanki.

Ama sonra ani bir hareketle bıraktı öpmeyi ve önümde çömeldi. Sağ eliyle sıkıca kavradığı yarağımı ağzına aldı birden ve deli gibi sakso çekmeye başladı. Yarağımı somuruyor, dibine kadar ağzına alıyordu. Aldığım keyifle ses çıkartmamaya çalışıyordum. Meryem'in hızlı ve ıslak saksosu devam ederken saçlarını kavradım, gözlerimi kapatmıştım. Ama Meryem öpüşme faslı gibi bunu da fazla uzatmadı. Saksoyu bırakıp kalktı ayağa.

"Lastik tak!" deyince, "Bu karanlıkta lastiği nerden bulayım, masanın çekmecesinde, açarsam ses olur!" dedim yanıt olarak. Ama Meryem, "Olsun al sen!" dediğinde, "alamam, zaten tehlikeli iş yapıyoruz, başımızı derde sokma!" dedim. "İyi o zaman, dikkat et ama sakın içime boşalma!" dedi sıcak nefesi yüzümde gezinirken. Hemen ardından da ellerini yatağa dayayarak domaldı, bacaklarını ayırdı iki yana. Arkasında aldım yerimi, yarağımı tutup sıvazladım ve karanlığa rağmen kendini belli eden beyaz dolgun göt yanaklarının arasına soktum.

Bu sırada Meryem, "Az aşağı, yavaş, aşağı!" diyerek bana talimatlar veriyordu. Karanlığın içinde amını bulmam biraz zor oldu ama sonunda girmiştim. Yarağım dibine kadar amının içindeydi. Amının yakıcı etini hissediyordum yarağımda. Bir süre o halde bekledim, Meryem'den tek bir ses bile gelmiyordu.

Göt yanaklarını kavradım sıkıca ve mümkün olduğunca ses çıkartmamaya çalışarak ağır ağır gidip gelmeye başladım amında. Harika bir duyguydu bu. Kız arkadaşımın benden esirgediğini şimdi ev arkadaşımın annesi veriyordu. Amı vıcık vıcık sulanmış, yağlanmıştı. Yarağım içinde kolayca gidip gelirken kendimden geçmeye başladım. Bir taraftan derin uykudan ani uyanmanın verdiği gerginlik diğer taraftan hemen yan odada oğlu uyurken annesini sikiyor olmanın getirdiği tedirginlik derken boşalmaya adım adım yaklaşıyordum.

Son bir güçle pompalamaya başladığımda sessiz duran Meryem'in de iniltiler çıkardığını, zevk aldığını fark ettim. Birkaç kez güçlü şekilde pompalayınca tıpkı gecenin sessizliğinde babamla üvey annemin sikişmelerindeki gibi şiddetli 'Şap şap şap!' sesleri çıktı Meryem'in terli kasıklarından. Aynı zamanda genişleyen amından osuruk benzeri sesler de geliyordu.

Gözlerim karanlığa tamamen alışmıştı artık. Bu anda Meryem de kendini bana doğru yaslamaya, bastırmaya başlamıştı. Elleri ile destek alırken ayak parmakları üzerinde doğrulup götünü yukarı kaldırdı biraz daha. Sağ ayağımı yatağın üzerine koydum ve bu şekilde siktim bir süre. Artık boşalacak duruma geldiğimde indirdim ayağımı ve hızlıca çıktım amından. Yarağımı sıvazlamaya gerek kalmadan göt yanaklarının üzerine boşalmaya başladım. Nefes nefese kalmıştım. Yarağımı sıvazlayıp döllerimi akıttım götünün üzerine, kafasını göt yarığına sürterek temizledim.

Biraz sonra Meryem doğruldu. O da benim gibi nefes nefeseydi. Sıkıca sarılıp yanaklarımı ve boynumu öptü ıslak ıslak. Sonra da bir şey demeden giyindi. Çıkarken, "Allah rahatlık versin, hayırlı geceler!" dedi fısıltıyla ve yanağımdan öptü yine. Odanın kapısını sessizce açıp çıktı, kapıyı kapatırken ben de yatağa uzandım. Meryem'in tuvalete girdiğini duydum. Gözlerimi kapadım, göğsüm heyecanla inip kalkmaya devam ediyordu. Meryem'in tuvaletten çıkıp salona gidişini işittim. Ev biraz sonra yeniden sessizliğe büründü.

Gözlerimi kapayıp uyumaya çalıştım ama yapamadım. Telefonu aldım, saat 03:00 olmuştu. Bir süre onunla oyalandım. Yeniden uykuya daldığımdaysa saat 05:00'e geliyordu...

[Burak]

Seks Hikayeni Yolla! « Ana Sayfaya Dön!

18+ YASAL UYARI:
Kaymak Gibi 66Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir. 18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Erotik Seks Hikayesi okumak kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
Copyright © All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: