Kaymak Gibi Seks Hikayeleri!

Karım Hakkında Öğrendiğim Gerçekler! (2)

Webcammen met de geilste amateurs thuis!

Sevgili Karım Hakkında Öğrendiğim Gerçekler! (2) (Alper 35 Y., Edirne)

Gördüklerimi sindirmeye çalışıyordum. Her nekadar zor olsada mecburdum. Elimden başka birşey gelmiyordu. Tek kızım onun karnındaydı. Eşime değil bağırmak, gördüklerimi soramıyordum, konuşamıyordum bile. Hem ne diyebilirdim? Benden önce olan şeylerdi...

Eşime karşı o günden sonra eskisi gibi sevgi hissetmedim. Aşk, sevgi vs. hemen herşey bitmişti benim için. Tek düşüncem kızımdı. Benim küçük kızım. Ne olursa olsun eşim kızımın annesiydi ve benim küçük kızım onun karnındaydı. Bu yüzden ona iyi davranmalıydım. Fakat aklımdan birtürlü çıkartamıyordum. Burak eşimle neden buluşmak istemişti, gene ne istiyordu? Para vs. istese, bunu kargoda belirtir, kendisini ifşa etmezdi. O zaman ne istiyordu? Öğrenmeliydim. Birşeyler olmadan ona engel olmalıydım. Aklıma hiç hoş olmayan senaryolar geliyordu. Bir şekilde bunun olmasını engellemeliydim.

Bir arkadaşım vardı bilgisayar mühendisi, onu aradım, buluşmak istedim. Uzun zamandır görüşmemiştik, akşam bir cafede buluştuk ve sohbet ettik. Ondan yardım istedim. Tabii ki olayı anlatmadım, çok farklı anlattım. Eşimden şüphelendiğimi, beni aldatıyor olabileceğini söyledim. İşin aslı, olayları çok abarttığımı bildiğimi, fakat içimin rahat etmesi için telefonuna gelen konuşmaları dinlemem gerektiğini söyledim. Arkadaşım gülümseyerek, kendisinin de kısa süre önce benzer duygular hissettiğini söyledi. Ufak bir program varmış. Eşim arandığında benim telefonuma uyarı geliyordu ve ben de programı açınca konuşulanları dinleyebiliyor muşum. Ayrıca gelen mesajları ve işin en güzel tarafı, istediğim zaman programı açtığımda, telefonun hoparlörü açılıyor ve ortamı çok rahat dinleyebiliyor muşum. Kendisi yapmış bu programı.

Eşimin telefonunu ertesi gün ona götürdüm. Gerekli ayarları yaptı ve tembihledi, bunun yasal olmadığını, eşim dahi olsa şikayet edilirse ceza alabileceğimi söyledi. Kimin umurundaydı? Tereddüt dahi etmedim. Telefonu eşime çaktırmadan almıştım, kısa süre içinde de geri verdim. Eşi hamile olanlar bilirler, hamilelik zamanı hayatı boyunca uyumadıkları kadar uyur kadınlar.

Aradan bikaç gün geçmişti. Herhangi bir olay olmamıştı. Ne bir arama, nede başka birşey. 1 hafta sonra telefonum uyarı verdi. Eşimi birisi arıyordu. Hemen kulaklığı takıp dinlemeye başladım. Evet, arayan Burak'tı. Eşimle saat 13:00 gibi merkezde buluşmak istiyordu. Eşimse kabul etmiyordu. Çünkü yaşadığımız ilçe küçük bir yerdi, insanlar birbirlerini tanırdı. Eşim beraber görülmelerinden korkuyordu. Burak ta bir cafe ismi verdi, eşim kabul etti. Saat 12:00'ye geliyordu. Hazırlanıp, ofisten müşteri görüşmesi var diyerek çıktım. Tabii ki yoktu böyle bir görüşme. Ofisim merkeze biraz uzaktı, bu yüzden acele etmeliydim. Cafeyi bulduğumda saat 12:45'di. 15 dakika kalmıştı. Eşim her an gelebilirdi. Bekliyordum. Burağın amacını birazdan öğrenecektim.

Yaklaşık 20 dakikalık bekleyeşin ardından eşim sokakta belirdi, hemen gizlendim. Eşimden sonra Cafeye girdim. Cafe loca gibi odacıklardan oluşuyordu, içerisinde ufak bir masa, giriş tarafı boş, duvar taraflarında koltuk olan, kare şeklinde yapılmış küçük odacıklar. Odacıkların giriş kapısı yoktu, onun yerine perde vardı ve içerisi gözükmüyordu. Hemen birine geçip beklemeye başladım. Kulaklığı taktım ve eşimin telefonundaki hoparlörü aktive ettim. Eşim titrek sesle Burağa ne istediğini soruyordu. Buraksa hiçbirşey istemediğini, sadece özür dilemek için görüşmek istediğini söylüyordu. Eşimi çok özlediğini, kendisini çok suçlu hissettiğini, pişman olduğunu, halen eşimi sevdiğini söylüyordu. Büyük bir hata yapmış vs. vs., belli ki bu yüzden ayrılmışlardı. Eşimse susmuş Burağın lafını bitirmesini bekliyordu.

Burağın iltifatları ve özürleri bitince, eşim söze başladı. Onu affetmesinin imkansız olduğunu, beni sevdiğini ve karnında bebeği ile gurur duyduğunu, hayatının tahmin edemediği şekilde güzel olduğunu, onu istemediğini söylüyordu. Burak bu laflar üzerine sinirlenmişti belli ki. Eşimin, "Bırak kolumu, gitmek istiyorum!" demesiyle ayağa kalktım. Eşime birşey yapmasından korkmuştum. Tam onları aramak üzere odadan çıkıyordum ki, Burak suskunluğu bozdu ve "O CD'yi kocanın ailesine gönderirim!" dedi. Başımdan aşağıya kaynar sular döküldü resmen. Neye uğradığımı şaşırdım. Ailemin bunu öğrenmesi demek, eşimi hatta kızımı kaybetmem demekti. Ailem biraz tutucudur, geçmişte bile yaşanmış olsa böyle bir şeyi asla affetmezlerdi. Hatta torunlarını dahi istemezlerdi. Açıkçası ben de onların yüzüne bakamazdım.

Tekrar oturdum. Sessizlikten anladığım, eşim de şok olmuştu. Ve o da benim gibi oturmuştu. Korkak sesle ne istediğini sordu Burağa. Burak ise gayet doğal, sadece, "Seni!" demekle yetindi. Fakat eşim asla beni aldatamazdı. Hem kendisi istemezdi, hemde fiziksel olarak bunu yapamazdı. Düşük riski vardı. Bunları Burağa titrek korkak bir sesle tek tek açıklıyordu. Burak ise hiçbirşey demeden dinliyordu. Sonra eşimin lafını bölerek, "Madem sevişemiyorsun, ağzına alabilirsin!" dedi. Eşimse o an ağlamaya, yalvarmaya başladı. Burağa paralar teklif ediyor, böyle birşeyi yapamayacağını söylüyordu. Buraksa çok rahattı, "Peki ozaman, ben de CD'yi kocanın ailesine yollayım. Ondan sonra ne yaparsın artık bilemem!" dedi. Eşim bu sefer onu salmıyordu, yalvarıyordu. Hem ağlıyor hem yalvarıyordu.

İşin kötü tarafı benim de elimden birşey gelmiyordu. O CD ailemin eline geçmemeliydi. Evime gönderdiği kargodan sonra bunu yapabilirdi. Eşim ağlayarak o iğrenç soruyu sordu, "Söz ver, birdaha aramayacak, sormayacaksın. Ne beni, ne eşimi, nede ailesini rahatsız etmeyceksin. Birdaha tekrarlanmayacak. Eve gidip o CD'yi kırıp atacaksın!". dedi. Burak söz verdikten sonra fermuar sesini duydum. Ve kısa bir süre sonra Buraktan derin bir, "Ohhhh fahişem!" sesi geldi. Bu laf üzerine eşim sinirlenmişti, "Anandır fahişe, sen nasil bir şerefsizsin ki kendi sevgilini arkadaşlarına sattın, şimdi kalkmış bana mı fahişe diyorsun? Ben fahişeysem sen orospu çocugunun tekisin!" dedi. Tokat sesini duydum.

Burak, "Yalamaya devam et orospu! Madem çok namusluydun, neden daha sonra kuzenine siktirmeye devam ettin kendini? Halen sikiyor mu seni? Yoksa ondan mı hamile kaldın? Duyduğuma göre halen görüşüyormuşunuz!" dedi. İçim işte o anda yanmaya başladı, kendimi kaybetmek üzereydim. Eşimse yalamayı bırakmış, "Senin yüzünden başladı, evleninceye kadar sürdü, düğün gecemizden sonra birdaha bana elini sürmedi, senin yüzünden yıllarca onun kölesi oldum!" deyip hıçkırıklarla ağlamaya başlamıştı. Demekki sevgili olduğumuz dönemde ben elimi sürmezken, kuzeni çatır çatır sikiyordu.

Bir dahaki tokat sesiyle tekrar kendime geldim. "Yalamaya devam et... sana süprizim var. Hadi fahişem!" dedi Burak. Eşimin saksosu gerçekten muhteşemdir. Boğazına kadar alır, kusmaya yakın çıkartır. Öyle her erkek uzun süre dayanamaz. Burak ta dayanamadı. Hırıltılarla boşalmıştı. "Yut hepsini fahişem, tıpkı eskisi gibi!" dedi. Demek ki ağzına boşalmıştı. Eşim hafif öğürmüştü, sanırım kusmak üzereydi, normalde hiç yadırgamaz, ama hamilelik çok hassaslaştırmıştı. Eşim, "Ne süprizin varsa yapta gideceğim. Kocam işten gelecek, geç kalamam!" dedi. Buraksa gülmeye başladı ve "Bak fahişem, bu da yeni CD'miz!" dedi.

Bu gerçek olamazdı. Eşim, "Yapamazsın adi herif, seni öldürürüm!" gibi tehtidler ediyordu, ama bu sadece Burağı güldürüyordu. Burak, "Hadi artık gidelim, yarın daha güzel olacak!" diyerek odadan çıktı. O anda perdeyi hafif araladım ve onu gördüm. Uzun boylu, yakışıklı sayılırdı. Onu oracıkta öldürmek istiyordum. Ama yapamazdım. Kızımı düşünmek zorundaydım. Eğer onu orada öldürürsem yakalanabilirdim. Ama bu duruma bir son vermeliydim...

Akşam eve gittim. Kapıyı açıp içeri girdiğimde eşim uyuyordu. Çok geçmeden uyandı. Kalkıp yanıma geldi, "Hoşgeldin aşkım, niye uyandırmadın beni? Açmısın, hazırlayım mı yemeğini?" diyerek öpmeye kalkıştı. İğrendim ondan o anda. Bugün o dudaklarla yaptıklarından sonra beni öpmeye çalışıyordu. Hafifce iteledim, "Rahatsızım, galiba grip olacağım, fazla yaklaşma!" dedim. Şaşırmıştı, ama bir şey diyemedi. Ne diyebilirdi ki? Sonuçta ben birşey bilmiyordum ona göre. Fakat birtek ondan nefret etmedim, kendimden de nefret ediyordum. Olanları engelleyemediğim için. Resmen herşeyi biliyordum ve engel olamıyordum. Çıldırmak üzereydim. Birkaç kadehi peş peş içip hemen yattım.

Sabah erkenden kalkıp işe gittim. İzin alıp merkeze döndüm. Bir parkta oturup beklemeye başladım. Burak (Yarın daha güzel olacak!) demişti, demekki bir planı vardı. Görüşeceklerdi. Ama nerde, ne zaman? Ne yapmam gerektiğini düşünüyordum. Bir çıkış kapısı arıyordum. Derken telefonuma mesaj geldi, "1 saat sonra size geliyorum!" diye. Bu bana gelmiş bir mesaj değildi tabii ki, eşime gönderilmişti, belli ki bu Buraktan geliyordu. Bu ne cürretti, bu nasıl bir cesaretti, eşimin eski sevgilisi evime gelme cesaretini kendisinde buluyordu.

Hemen eve gittim. Balkondan yatak odasına girdim. Oradan da çocuk odası olarak hazırladığımız odaya geçtim. Kapısı genelde kapalı olurdu. Bu yüzden beni göremezdi. Çok geçmeden kapı çaldı. Gelen Burak'tı. Eşim kapıyı açtı içeri aldı. Ne istediğini soruyordu. "Ne istiyorsan söyle ve git!" diye yalvarıyordu. Buraksa, "İçerde konuşuruz!" diyerek ayakkabısını bile çıkarmadan oturma odasına geçmişti, ayak seslerini duyuyordum. Kısa süre dün yaşananlar hakkında konuştular. Ben de bu sırada çıkıp mutfağa geçtim. Gizlice hem dinliyor, hemde antredeki boy aynasında onları görüyordum.

Burak aceleci birisiydi belli ki, "Bak fahişem, lafı çok uzatmayacağım. Seni istiyorum. Ya seni bugün burda sikerim, yada tüm hayatın burda biter. Akşama bu evden kovulmuş bulursun kendini! Karar senin!" dedi. Eşimse böyle bir şeyi yapamayacağını, düşük yapma ihtimalinin olduğunu, doğumdan sonra ne isterse yapacağını, sadece 2 ay daha beklemesini istiyordu. Yani tüm sorun bu muydu gerçekten? Demek ki hamile olmasaydı çoktan yatacaktı altına. Kafam durmuştu, düşünemiyordum. Buraksa, "Merak etme, çok yavaş olacağım. Canını yakmayacağım. Zaten o koca amın beni ilgilendirmiyor, ben götünün hastasıyım. O yüzden hiçbir şey olmaz, merak etme!" diyerek eşimi kandırmaya çalışıyordu. Eşim ağlıyordu, ama mecburdu, "Peki!" diyebildi.

Hemen aynaya doğru baktım. Burak koltukta oturmuş, kumaş pantolununu dizlerine kadar indirmişti. Dizlerinin önünde karım dizçökmüş, sikini avuçluyordu. Halen ağlıyordu. Burağın siki biraz sertleşince, eşimin kafısını sikine doğru çekti, ağzına almasını istemişti. Ve hiç karşı koymadan eşim en iyi yaptığı işi yapıyordu. Yaklaşık 2-3 dakika sonra Burak sessizliği bozdu ve eşimden soyunmasını istedi. Eşimin ağlaması hızlanmıştı, halen yalvarıyordu. Oysa artık herşey için çok geçti. Eşim önce uzun pileli eteğini çıkardı. Altında, hamile bayanların giydiği, göbeğinin yarısına kadar uzanan beyaz bir iç çamaşırı vardı. Vücudu gerçekten çok güzeldi. Ardından üstündeki bluzunu çıkardı. Artk yalnızca iç çamaşırları vardı.

Göğüsleri hamileliğin etkisiyle oldukça şişmiş, patlamaya hazır bir volkan gibiydi. Sütyenini çıkarttığında Burağın gözleri fal taşı gibi açılmıştı. Görüntü gerçekten çok güzeldi. Burak direk doğrularak, eşimin memelerinin birini yoğururken, diğerini yalamaya başlamıştı. İşin açıkçası 2 ayı geçmişti ilişkiye giremiyorduk. Bu özellikle beni çok etkilemişti, Burak eşimin memesini yalarken ereksiyon olmuştum. Ama bundan haz değil, utanç duymuştum. Duygularım birbirine giriyordu. Buraksa hızlanmış, boştaki eli karımın iç çamaşırını çıkarmaya çalışıyordu. Dizlerine kadar indirdiğinde, karımın o güzel amı artık gözlerinin önündeydi. Karımın donunu tamamen çıkarttıktan sonra koltuğa oturttu ve bacaklarını araladı.

Karım halen yalvarıyor, ağlamaya devam ediyordu. Buraksa ağzını açmıyordu, ne yaptığını çok iyi biliyordu. Eğilerek, hamileliğin etkisiyle şişmiş, biraz da genişlemiş amını yalamaya başladı. Ve bunlar olurken benim aklıma geldi, acaba bu 2 aylık sürede ben neden yapmamıştım bunu? Karım genç ve bakımlıydı. Neden 2 ay süre boyunca onu tatmin etmemiştim? O da aynı şekilde beni. Demek ki doktor bizi gerçekten korkutmuştu, çünkü Cinselliğin C'si yoktu evimizde. Burağın yalamaları hızlanınca, karımın ağlamaları devam ediyor, fakat arada hırıltılar çıkartıyordu. Kolay değil, 27 yaşında birisi 2 aydır ilişkiye girmek bir yana, dokunmamıştı bile kendisine. Özlem çektiği belliydi. Kısa süre sonra ağlaması kesilmiş, resmen inlemeye başlamıştı. Bir taraftan inliyor, bir taraftan söyleniyordu. Ne söylediğini tam anlayamıyordum, bu duruma çok sinirlenmiştim.

Karımın boşalmak üzere olduğunu fark ettim. Tam boşalırken şiddetli bir çığlık attı. Titremeye başlamıştı. Buraksa hiç tepki vermiyordu, halen yalamaya devam ediyordu. Yaklaşık 10 dakikadır aralıksız devam ediyordu yalamaya. Eşimin tekrar gözyaşları akmaya başlamış, tekrardan yalvarıyordu, "Lütfen çocuğuma zarar verme! Önden yapma sakın!" gibi kısa cümleler kuruyordu. Burak ayağa kalktı ve eşimi koltuğa oturttu, tekrar ağzına vermeye başladı. Eşim bu sefer farklı yalıyordu. Ya kendisini boşalttığı için bir teşekkürdü, yada onu boşalttırsa belki sikmeyeceğini düşünüyordu. Galiba ikinci seçenek daha ağır basıyordu. Burak boşalmak üzreydi ki, kendisini çekti, hırıltıları artmıştı, birkaç saniye daha çekmese kesinlikle boşalacaktı. "Hadi bakalım fahişem, dizlerinin üzerine çök, götünü benim için hazırla, gelmek üzereyim!" dedi.

Karım gözleri yaşlı dediğini yaptı, dizlerinin üstünde koltukta domaldı. Kalçaları pürüzsüzdü. Amı harika gözüküyordu. Biraz önce yalandığı ve boşaldığı için parlıyor, hamilelik dolasıylada biraz açılmış içi gözüküyordu. Bembeyaz bir tende, içi kan kırmızısı bir am. İnanılmazdı. Tekrar ereksiyon olmuştum. Buraksa vakit geçirmeden karımın arkasına geçip, yavaşça götüne giriş yapmıştı. Karımdan kısa bir, "Ahh!" sesi çıkmıştı. Ardından Burağa yavaş olmasını söylüyordu. Oysa burağın siki hemen hemen benimkiyle aynıydı, ve 2 ay öncesine kadar sık sık ters ilişkiye girerdik. Ama eşim şimdi zorlanıyordu. Buraktan hırıltılar geliyordu. Eşimse göz yaşlarını geride bırakmış, inlemeye başlamıştı.

Burak, "Nasıl fahişem, özlemişmisin beni? Hoşuna gidiyor mu? Hmmm bu göt beni özlemiş, baksana nasılda canlandı. Sen bir sikle yetinecek kadın değilsin. Kocanınki yetiyormuydu sana?" gibi sorular soruyor, eşimse ağzını açmıyor, sadece kesik kesik inliyordu. 5 dakika sonra eşimden sesler gelmeye başladı, "Ohhh! Sik beni, sok hepsini, ohhh, kökle hayatım, fahişen çok özledi seni, bu götüm senin, sik, kime istiyorsan siktir, amım götüm senin, hadi hayatım boşalt döllerini götüme, içimde istiyorum hepsini, istersen amıma boşalt!" diyordu. Kulaklarıma inanamıyordum! Karım kendini kaybetmişti belli ki, 2 aylık suskunluğu atıyordu üstünden.

Burak karımdan çıkan bu özler üzerine iyice hızlandı ve "Geliyorum!" dedikten sonra götünden çıktı. Herhalde sırtına boşalacak derken, karımın amına girdi ve patladı. Ama ne patlama, epey uzun sürdü boşalması. Karımın amına, küçük kızımın 2 ay sonra çıkacağı yere bütün dölünü boşaltmıştı. Karımsa kendine gelmiş, ağlamaya başlamıştı. Okadar şiddettli ağlıyordu ki, Burak sakinleştiremedi ve kaçarcasına giyinip evden çıkıp gitti. Karım hem ağlıyor, hemde kendi kendine konuşuyor, "Nasıl izin verdim buna? Kocamın yüzüne nasıl bakacağım? Çocuğumun yüzüne nasıl bakacağım? Bu adamdan nasıl kurtulacağım ben Tanrım?" diyordu. İçim acımıştı, gizlice mutfaktaki balkondan çıkıp evden uzaklaştım.

Düşünmeliydim. Kafayı yememek için düşünmeliydim. Bu işten kurtulmanın bir yolu mutlaka olmalıydı. Parka geri dönüp banka oturdum. Düşündüm ve karara vardım. Ailemi de yanıma alıp köye gidecektim. 2 ayı orada dolduracaktım. Daha sonra duruma göre boşanma davası açabilirdim. Ama kızımı Burak'tan korumanın en doğru yolu buydu. Köyde karıma ulaşamazdı, zarar da veremezdi.

Patronum iyi adamdır, babamla da çocukluk arkadaşıdır. Eşimin hamileliğinin zor geçtiğini, bu yüzden 2 ay ücretsiz izne çıkmak istediğimi söyledim. Patronum çok istemesede kabul etmek zorunda kaldı. Hemen eve gittim. Karıma köye gideceğimizi söyledim. Benden çok o sevindi. Ve ailemle, yani anne babam ve karımla, köye doğru yola çıktık.

[Alper]

Seks Hikayeni Yolla! « Ana Sayfaya Dön!

18+ YASAL UYARI:
Kaymak Gibi 66Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir. 18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Erotik Seks Hikayesi okumak kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
Copyright © All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: